erdalproduksiyon @ gmail.com

ULUSAL EGEMENLİK VE (ÇOCUK BAYRAMI)

Sahne Büyüklerin Değil, Çocukların Olmalı.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde TBMM'nin 23 Nisan 1920'de Ankara'da açılması, Türk milletinin egemenliğini ilan ettiği ve bağımsızlık mücadelesine resmen başladığı bir dönemdir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 23 Nisan 1924'te 23 Nisan gününün bayram olarak kutlanmasına karar vermiş ve her yıl 23 Nisan, Ulusal Egemenlik Bayramı olarak kutlanmaya başlanmıştır. Bu tarihten 5 yıl sonra 23 Nisan 1929 tarihinde Atatürk, bu bayramı çocuklara armağan ederek ve ulusal bir bayramla birlikte kutlanmasını sağlarken, bir milletin geleceğini oluşturan en önemli unsur olan çocuğun önemine çok değerli bir vurgu yapmıştır ve bu tarihten itibaren 23 Nisan, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlanmaya başlanmıştır.

Bu nedenle 23 Nisan'da etkinlikler çocuk üzerine kurgulanmakta, şiirden halk oyunlarına, spordan birçok alana çocuk grupları hazırlanmaktadır. Dikkat çekici çok önemli bir konu da çocukların o gün devlet makam koltuklarına oturarak, kısa bir süre de olsa devleti yönetmelerine izin verilmesidir. Bu durum o kadar değerli bir vitrindir ki, burada mesajın özü çocuktur. Peki bu kadar önemli bir şey Atatürk'ten günümüz Türkiye'sine hiç değer kaybetmeden gelirken neden bazı yerlerde 23 Nisan'ın çocuklara da özel olduğu unutulur ve çocukların hakimiyetinde bir tören yapılmaz. Özellikle gösteri alanında liselerden çıkan takımlar ki, 19 Mayıs'ı da Atatürk onlar için hediye etmiştir fakat, 23 Nisan törenleri hazır, nazır ve mevcut lise ekipleri ile icra edilmektedir. İlkokul, anaokulu ve sınıflarının öğretmenlerinin güne özel hazırladıkları gösteriler günü kurtarmakta. Eğer çocuk ile uğraşmak, eğitmek, hazırlamak bu kadar zor ise, ilkokul öğretmenlerini ayakta alkışlamak çok doğru bir hareket olacaktır. İlkokulda görev yapan öğretmenleri, bu kadar önemli ve zor bir görevi icra ettikleri için tebrik ve takdir etmek bir erdemlik olacaktır.

Halk oyunları alanında görev yapan eğitmenler ve bu eğitmenlere görev tebliğ edenlerin 23 Nisan gibi ulu bir bayramı göz ardı ederek çocukları dışarıda bırakmaları gerçekten çok etik değildir. Burada bir konuyu dile getirmeden geçemeyeceğim. Aralık İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Şahin Yıldız, bu konunun önemine vakıf olmuş olacak ki, göreve gelir gelmez ilkokul ve orta okullarda halk oyunları faaliyetinin başlamasına yönelik çaba sarf etmiş ve her tür imkansızlıklarla mücadele ederek bu okullarımızda kursların başlaması noktasında etkin olmuş ve 2022 yılı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Törenlerinde sahneyi çocuklar almıştır.

Bugün gelinen noktaya bakıyorum. Törenlerin tamamı Aralık Halk Eğitimi Merkezi bünyesinde bir lisede açılan kursun hazır ekibi üzerinden devam etmektedir. Ferasetle bakıldığında çocuğun hakkını elinden almaktan öte bir şey değil gibi görünüyor. Hani bir söz var; Misafir umduğunu değil, bulduğunu yer. Misafirin bulduğu sonuçta bir mutfakta hazırlanmışsa, o mutfakta faklı şeyleri de hazırlamak mümkündür. Yöremizde eskiler bilir, tahta kutu diye bir tabir vardı. Nedir bu tahta kutu? Eskiden insanlar birbirlerini ziyarete giderken mutlaka şeker, çikolata veya lokum kutusu ile giderlerdi. Bu ne kadar kibar, duyarlı bir topluma sahip olduğumuzu gösteren sevgi ve saygı yumağı bir davranıştı. Gelgelelim ki, bu güzel adet sonradan eleştiri almaya başladı tabii ki de haklı olarak. Şöyle ki; insanlar bu kutuları bir ziyarete, misafirliğe giderken yenisini almak yerine, bu kutuları sandıklarında başka bir ziyaret için muhafaza etmeye başladılar. Bu kutular belli bir süre sonra tarihleri geçmiş, kurumuş, sertleşmiş, yiyilemeyecek hal almaya başladı İnsanlar arasında sembolik olarak dönmeye başladı. Eski olduğunu fark edenler; nasıl olsa götürdüğüm yer de başka bir yere götürecek düşüncesiyle uzun bir süre tahta kutular hüküm sürdü. 23 Nisan Törenlerinde ki bu gibi durumlar da bana tahta kutu geleneğini hatırlattı. İmkanların getirisine bir şey diyemem ama, kişilerin kararının getirisi çocuklara verilecek kamufle edilmiş bir cezadan öte bir şey olmayacaktır. Çocukların hakkını çalmaktan başka bir anlam taşımayacaktır.

Makam hakkaniyet ister. Çocuk geleceğin teminatı, Cumhuriyetin yapı taşıdır. Bir ustanın geçmişi çıraklık, ihtiyacı çıraktır. Çocuk geleceğe hazırlanan bir çıraktır. Çocuktan direk kalfalık veya ustalık bekleyemezsiniz. Çocuk eğitmek sabır, özveri ve emek ister. Çocukları sosyal alanlardan uzak tutmamak, sabır göstermek ve onlara imkân tanımak dileğiyle tüm çocuklarımızın, özellikle de yaşamaları gereken haklarının bir nevi gasp edildiği çocuklarımızın 23 Nisan Çocuk Bayramı kutlu olsun. İl, ilçe, köy, coğrafyamızın ilkokul bulunan her bir köşesinde 23 Nisan için çaba sarf eden, gösteri hazırlayan ilkokul öğretmenlerimizi de özellikle sevgi, saygı ve takdir ile tebrik ediyorum. Öğretmenlerimizi sahneden aldığınızda ortada koskoca bir hiç kalır. Güzel yarınların inşası için çocuk eğitimine önem verelim. Onların yarın neye dönüşeceğini verdiğiniz eğitim belirler. Unutmayınız ki, sağlam çocuklar yetiştirmek, arızalı insanları düzeltmekten daha kolaydır.