Karabağ’ın Sembolü Har-ı Bülbül, Iğdır’da El Emeği Hediyeliklere İşleniyor
(Serdar Ünsal) Iğdır Halk Eğitimi Merkezi’nde Har-ı Bülbül seferberliği: Iğdır bebeklerinden çantalara, broşlardan lavanta keselerine kadar birçok ürün Har-ı Bülbül motifleriyle yeniden hayat buluyor.
Karabağ’ın sembolü haline gelen Har-ı Bülbül, Iğdır Halk Eğitimi Merkezi’nde usta öğreticiler ve kursiyerlerin el emeğiyle birbirinden farklı ürünlere işleniyor. Iğdır bebeklerinin kıyafetlerinden çantalara, broşlardan kolyelere, lavanta keselerinden peçetelere kadar çok sayıda ürün, Har-ı Bülbül motifleriyle hazırlanıyor.
Iğdır Halk Eğitimi Merkezi’nde yürütülen çalışmalarla bir yandan kültürel değerlerin gelecek nesillere aktarılması, diğer yandan Iğdır’a özgü hediyelik ürünlerin çeşitlendirilmesi amaçlanıyor.
Projeye, Iğdır Valisi M. Fırat Taşolar’ın eşi Didem Taşolar’ın destek verdiği belirtilirken, Iğdır Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Musa Ölmez ve usta öğreticilerin çalışmalarıyla Har-ı Bülbül temalı ürünlerin sayısı her geçen gün artırılıyor.
“GEÇMİŞTEN GELEN KÜLTÜREL DEĞERLERİMİZİ GELECEK NESİLLERE AKTARIYORUZ”
Iğdır Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Musa Ölmez, çalışmaların yalnızca bir el sanatları faaliyeti olmadığını, aynı zamanda kültürel mirasın yaşatılması amacı taşıdığını söyledi.
Geçmişten gelen kültürel değerleri gün yüzüne çıkarmaya ve gelecek nesillere aktarmaya devam ettiklerini belirten Ölmez, Har-ı Bülbül’ün kendileri açısından hem kültürel bir değer hem de üretim kaynağı olduğunu ifade etti.
Ölmez, Har-ı Bülbül’ün Azerbaycan’ın Karabağ bölgesindeki dağlık alanlarda yetişen endemik bir yabani orkide olduğunu belirterek, çiçeğin özellikle Karabağ’ın işgali döneminde farklı bir anlam kazandığını söyledi.
Har-ı Bülbül’ün o dönemde vatana duyulan özlemi ve vatana ulaşmak için verilen mücadeleyi ifade ettiğini belirten Ölmez, Karabağ’ın yeniden Azerbaycan topraklarına katılmasıyla sembolün anlamının da değiştiğini söyledi.
Ölmez, “İkinci Karabağ Savaşı’ndan sonra artık vatana kavuşulmuştur. Bu sebeple Har-ı Bülbül; özveriyi, vatana duyulan sevgiyi ve kahramanlığı ifade eder hale gelmiştir.” dedi.
Bu sembolü kendi kültürlerinin bir değeri olarak gelecek nesillere aktarmak amacıyla çalışmalar yaptıklarını belirten Ölmez, “Broşlar ürettik, anahtarlıklar ürettik, magnetler ürettik. Giysilere Har-ı Bülbül temasını işledik. Daha birçok üründe bu motifi kullanarak gelecek nesillere aktarılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.
HAR-I BÜLBÜL ÇANTALARDAN LAVANTA KESELERİNE KADAR İŞLENİYOR
Halk Eğitimi Merkezi’nde görev yapan usta öğreticiler, Har-ı Bülbül motifini farklı el sanatları ürünlerine uyguluyor.
Usta öğreticilerden Nafiye Ertekin, yaptığı çalışmaları anlatırken, Har-ı Bülbül temalı çantalar ve çanta aksesuarları hazırladıklarını söyledi.
Çantaların yanı sıra lavanta keseleri, peçeteler, broşlar, fularlar ve yaka süsleri üzerine de Har-ı Bülbül işlemeleri yaptıklarını belirten Ertekin, ürünlerin modele göre farklı ölçülerde tasarlanarak tek tek üretime dahil edildiğini ifade etti.
El emeği ürünlerde kullanılan Har-ı Bülbül motifinin hem estetik hem de kültürel açıdan önemli bir değer taşıdığına dikkat çekilirken, farklı bütçelere hitap edecek küçük hediyelik ürünlerin de hazırlandığı belirtildi.
“IĞDIR’DAN GÖTÜRÜLEBİLECEK BİR HATIRA OLSUN İSTEDİK”
Usta Öğretici Zeynep Duman’da”Projenin ortaya çıkışında, Iğdır’a gelen ziyaretçilerin kentten ayrılırken götürebilecekleri özgün bir hediyelik eşya ihtiyacının da etkili olduğu ifade etti.
Duman “Bugün burada bulunmamızın sebebi Har-ı Bülbül’ün tanıtımı amacıyla bu yıl bir çalışma yapmamız. Özellikle yurt dışından gelen vatandaşlarımız ‘Bizim hediyelik bir şeyimiz yok, ne hediye götürelim?’ diye soruyordu. Biz de bunları düşünerek kültürümüzü yansıtacak, küçük ve her bütçeye uygun ürünler hazırladık.” dedi.
Çalışmanın Iğdır Valisi M. Fırat Taşolar’ın eşi Didem Taşolar ve Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Musa Ölmez’in destekleriyle yürütüldüğünü belirten Duman, ürünlerin ilgi görmeye başladığını ve siparişler aldıklarını belirterek Güzel sonuçlar alıyoruz. Siparişler almaya başladık. İnşallah güzel bir stant kurduktan sonra satışlarımızı da yapacağız. Devamının da geleceğine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
20 YILLIK USTA ÖĞRETİCİ AKİLE YEŞİL: “HAR-I BÜLBÜL TEMALI BEBEKLERE TALEP ARTTI ”
Iğdır Halk Eğitimi Merkezi’nde 20 yıldır usta öğretici olarak görev yapan Akile Yeşil, uzun yıllardır ürettiği Iğdır bebeklerini bu yıl Har-ı Bülbül temasıyla yeniden tasarladıklarını söyledi.
20 yıldır Iğdır bebekleri ürettiğini belirten Yeşil, bu yıl bebeklerin kıyafetlerinde Har-ı Bülbül çiçeğinden esinlenerek hazırlanan nakışlara yer verdiklerini ifade etti.
Yeşil, “20 yıllık Halk Eğitimi kursu öğreticisiyim. 20 yıldır Iğdır bebeklerini üretiyorum. Bu yıl da Har-ı Bülbül temalı bebeklerimizi üretmeye başladık. Bebeklerimizin üzerindeki nakışları Har-ı Bülbül çiçeğinden esinlenerek hazırladığımız kıyafetlere işliyoruz.” dedi.
Iğdır bebeklerinin daha önce de büyük ilgi gördüğünü ve satışlarının iyi olduğunu belirten Yeşil, Har-ı Bülbül motifinin kullanılmaya başlanmasının ardından talebin daha da arttığını söyledi.
Yeşil, “Bebeklerimiz daha önceden de çok ilgi görüyordu. Satışlarımız da çok iyiydi. Har-ı Bülbül temalı bebeklere geçtikten sonra satışlarımız daha çok arttı ve daha fazla talep görmeye başladı.” diye konuştu.
“BURASI BANA TERAPİ GİBİ GELİYOR ”
Halk Eğitimi Merkezi’ndeki kurslara katılan kursiyer Yurtseven Öztürk’ün anlattıkları ise projenin yalnızca kültürel ve ekonomik yönünü değil, insan hayatına dokunan tarafını da ortaya koyuyor.
Çeşitli hastalıklar ve zorlu dönemler geçirdiğini, çocuklarını kaybettiğini anlatan Öztürk, yaşadığı acıların ardından Halk Eğitimi Merkezi’ndeki kursların kendisi için hayata yeniden bağlanma noktası olduğunu söyledi.
Öztürk, “Çok hastalıklar geçirdim, çeşitli zorlu dönemler yaşadım. Çocuklarımı kaybettim. Bir nevi yaşama küstüm, hayata küstüm. Buraya geldiğimde beni hayata bağladılar diyebilirim.” ifadelerini kullandı.
Kursa severek geldiğini belirten Öztürk, “Özlemle, koşarak geliyorum buraya. Burası bana bir terapi gibi geliyor. Bu güzel kızların, hocamın içine karıştığım zaman dertlerimi unutuyorum. Güzel şeyler üretiyoruz.” dedi.
Kursların kendisine özgüven kazandırdığını belirten Öztürk, “Az zamanda çok şeyler öğreniyoruz. Buradan para da kazanabiliyoruz. Bir şeyler yaptığımızda kendimize özgüvenimiz geliyor. ‘Biz de bir şeyler üretebiliriz’ diyoruz. Yeteneklerimizi açığa çıkarabiliyoruz.” diye konuştu.
Aynı zamanda şair olduğunu da belirten Öztürk, Halk Eğitimi Merkezi’nin kendisine hem üretme hem de kendisini ifade etme imkânı sunduğunu söyledi.
IĞDIR BEBEKLERİNDEN HAR-I BÜLBÜL HEDİYELİKLERİNE
Halk Eğitimi Merkezi’nde yürütülen çalışmalar, Iğdır’ın geleneksel Iğdır bebeklerini yeni bir tasarım anlayışıyla buluştururken, Har-ı Bülbül motifini de kentin hediyelik kültürünün bir parçası haline getiriyor.
Broş, anahtarlık, magnet, kolye, küpe, fular, lavanta kesesi, çanta, çanta aksesuarları, havlu, mutfak önlüğü, kırlent, sunumluk ve Iğdır bebekleri gibi çok sayıda üründe kullanılan Har-ı Bülbül motifi, el emeğiyle farklı tasarımlara dönüştürülüyor.
Hazırlanan ürünlerin sergilenmesi ve satışa sunulmasıyla hem kursiyerlerin emeğinin değerlendirilmesi hem de Iğdır’ın kültürel değerlerinin ziyaretçilere ulaştırılması hedefleniyor.
IĞDIR’IN YENİ HEDİYELİK SİMGESİ :HAR-I BÜLBÜL
Iğdır’ın son yıllarda özellikle Iğdır bebekleri ile tanınan hediyelik kültürüne Har-ı Bülbül motifli ürünlerin de eklenmesi, kentin kültürel tanıtımına yeni bir boyut kazandırıyor.
Halk Eğitimi Merkezi’nde üretilen Har-ı Bülbül temalı ürünlerin yaygınlaşmasıyla birlikte, Iğdır denildiğinde Iğdır bebeklerinin yanı sıra Har-ı Bülbül motifli hediyelik eşyaların da akla gelmesi hedefleniyor.
El emeğiyle hazırlanan her ürün, bir yandan Karabağ’ın sembolünü yaşatırken diğer yandan Iğdır’ın üretim kültürünü, kadın emeğini ve Türkiye-Azerbaycan arasındaki ortak kültürel bağları gelecek kuşaklara taşıyor.



