Har-ı Bülbül Iğdır’da El Emeğiyle Açtı: Karabağ’ın Çiçeği Gönüllerde Buluştu
(Erdal Yalçın) Azerbaycan’ın kültür başkenti Şuşa ile özdeşleşen ve Karabağ Zaferi’nin simgelerinden biri haline gelen Har-ı Bülbül çiçeği, Iğdır’da geleneksel el sanatlarıyla yeniden hayat buldu. “Vatan sevdasının çiçeği Iğdır’ın gönlünde” temasıyla hazırlanan sergide, Har-ı Bülbül motifinin işlendiği birbirinden farklı el emeği ürünler vatandaşların beğenisine sunuldu.
Azerbaycan’ın Şuşa bölgesindeki Cıdır Düzü’nde yetişen endemik bir orkide türü olan Har-ı Bülbül, yıllar süren işgal döneminde dahi açarak Karabağ’a duyulan özlemin ve umudun sembolü oldu. 2020 yılında yaşanan İkinci Karabağ Savaşı ve Azerbaycan’ın Karabağ Zaferi’nin ardından ise çiçek; vatan sevgisi, kahramanlık, fedakârlık ve şehitlerin aziz hatırasıyla özdeşleşen güçlü bir kültürel simgeye dönüştü.
Üzerindeki bülbülü andıran görüntüsüyle temiz aşkı ve sadakati temsil eden Har-ı Bülbül, aynı zamanda narin ve kırılgan yapısıyla zorluklar karşısındaki asil duruşun da sembolü olarak kabul ediliyor.
Bu anlamlı sembol, Iğdır Valiliği uhdesinde, Iğdır Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü tarafından düzenlenen el sanatları tanıtım ve satış standında sanatla buluşturuldu.
Har-ı Bülbül el emeğine işlendi
Halk Eğitimi Merkezi’nde usta öğreticiler ve kursiyerlerin el emeğiyle hazırlanan çalışmalarda Har-ı Bülbül motifi farklı ürünlerde kullanıldı. Çanta, broş, kolye, lavanta kesesi, peçete, giysi ve tabloların yanı sıra çok sayıda el sanatları ürününde hayat bulan motif, ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekti.
Vali Yolu Caddesi’nde açılan sergi, hem el sanatlarının tanıtılmasına hem de Har-ı Bülbül’ün taşıdığı kültürel anlamın Iğdır halkıyla buluşturulmasına katkı sağladı.
Iğdır Halk Eğitimi Merkezi tarafından yürütülen çalışmalarla geleneksel el sanatlarının yaşatılması, el emeğinin değerlendirilmesi ve kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor.
Iğdır Valisi M. Fırat Taşolar’ın eşi Didem Taşolar’ın destek verdiği Har-ı Bülbül Projesi kapsamında hazırlanan ürünlerin çeşitliliği de her geçen gün artırılıyor.
“Kültürel bir köprü kurduğumuzu düşünüyoruz”
Iğdır Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Musa Ölmez, serginin amacının Har-ı Bülbül’ün taşıdığı anlamı Türkiye’de daha geniş kitlelere tanıtmak olduğunu söyledi.
Har-ı Bülbül’ün Karabağ’ın işgali sırasında bölgeye duyulan özlemin, Karabağ Zaferi sonrasında ise kahramanlık ve vatan sevgisinin sembolü haline geldiğini belirten Ölmez, projenin Didem Taşolar’ın öncülüğünde hayata geçirildiğini ifade etti.
Ölmez, usta öğretici ve kursiyerlerin büyük emek verdiği çalışmalarda Har-ı Bülbül’ü günlük yaşamda kullanılabilecek ürünlere işlediklerini belirterek, sergiye gösterilen yoğun ilgiden memnuniyet duyduklarını dile getirdi.
Ölmez, proje sayesinde Türkiye ve Azerbaycan halkları arasında kültürel bir bağ oluşturmayı amaçladıklarını belirterek, “Bu şekilde Azerbaycan halkıyla Türkiye halkı arasında kültürel bir köprü kurduğumuzu düşünüyoruz.” dedi.
“Zarafetini geleneksel sanatlarımızla buluşturduk”
Sergide eserleriyle yer alan usta öğretici Nafiye Ertekin ise Har-ı Bülbül’ün zarafetini geleneksel el sanatlarıyla buluşturmak istediklerini söyledi.
Ertekin, sergiye gösterilen yoğun katılımın kendilerini mutlu ettiğini belirterek, ilerleyen süreçte Har-ı Bülbül temalı daha farklı tasarımların da hazırlanacağını ifade etti.
Usta öğretici Zeynep Duman da Didem Taşolar’ın destekleriyle Har-ı Bülbül’ün tanıtımına katkı sunduklarını belirtti. Duman, broş, kolye, küpe ve bardak altlıklarının da aralarında bulunduğu çok sayıda üründe Har-ı Bülbül motifine yer verdiklerini ve çalışmalara vatandaşların yoğun ilgi gösterdiğini söyledi.
Şuşa’nın Cıdır Düzü’nde açan ve Karabağ’ın hafızasında derin bir anlam taşıyan Har-ı Bülbül, bu kez Iğdır’da usta ellerin emeğiyle yeniden açarak iki kardeş halkın ortak duygularına ve kültürel bağlarına ışık tuttu.





