Kurbanlıkların Paylaşım Gerçeği
Bismillahirrehmanirrehim
Günler hızla geçip gidiyor. Geçenlerde kurbanla ilgili yazımızda daha ilk kafilelerin gittiği günlerdi. Şimdi neredeyse beş-on gün gibi bir zaman kalmış. Harıl harıl kurbanlıkların tedarik işleriyle uğraşılmaktadır. İlkyazımızda belirtmiştik ki, kurban kesmek Şia’ya göre farz değil lakin isteyen sünnet niyetiyle burada kesebilir. Kurban hac görevini yapmakta olanlar için farzdır. Belirtmiştik ki: kesilen kurban üç yere bölünüp bir kısmı yoksul insanlara, bir kısmı konu komşuya- Zengin olsun, fakir olsun- paylaştırılır. Üçte birlik kısmını da kendisi götürebilir. Önceki yazıda amacımız bu pahalılık ortamında kimsenin zorluklara düşmemesini sağlamak, kendisini kurban kesmeye mecbur hissetmemesini anlatmaktı. Kestikten sonra da derin dondurucuda hapsetmesini engelleyip paylaşım yapmasının değerini anlatmaktır.
Eğer dikkat edersek buradaki maksat, ziyafet çekmek, et yemek değildir. Zaten her kes bu paylaşma kurallarını takip ederse her eve ve insana et verilmiş olur. Bu kurban eti Allah adına, Allah anılarak kesildiği için kutsaldır. Bu özellik münasebetiyle, kutsiyet taşıdığı için kurban etinin paylaşımı önem taşır ve değerlidir. Yani daha net ifade edecek olursak bu kurban eti, manevi özelliğinden ötürü şifadır. Burada etin azlığının çokluğunun, boyundan, buttan, göğüsten, yağlı, yağsız, kemikli, kemiksiz olması, falan filan yerden kesilmesi önemli değil yeterki kurban niyetiyle, Allah rızası için kesilmiş ve o amaçla dağıtılmış olsun kutsaldır ve herkes için şifa özelliği taşır.
Zaten bu etkileşim üzerinde kafa yorulup düşünülürse, işte o zaman kurban bayramının felsefesi ve değeri gerçek boyutlarıyla, özümsenerek anlaşılmış olur. Kurban kesmenin ve bayram etmenin gerçekleri herkesi kucaklar ve her yeri kuşatır, sarıp sarmalar, mutluluk ve huzur dağıtır.
Bu gerçeklere ulaşmanın esas sebebi ilahi hoşnutluk, Allah emirlerine uymak ve o istikamette, başka hiç bir şey düşünmeden güvenle yürümektir. Bilmem hatırlar mısınız kurban etinin kutsiyetini bizden önceki nesil daha fazla benimsemiş ona ayrı bir değer ve kıymet atfetmekteydi.
Ben küçükken yaşlı ninelerimiz eti boş ver de kurbanın kemiklerini bile özenle toplayıp mümteni bir yere özenle gömerlerdi. Biz niye öyle yapıldığını sorduğumuzda: Bu İsmail (as) kurbanı mukaddestir saygı göstermeliyiz derlerdi. O fikirden hareketle kurban etinin insanlar arasında paylaşımının önemi anlaşılır diye düşünmekteyim. Gerçi kurban etinden çıkan kemikleri gömmenin her hangi bir makul delilini görmedim yalnız kutsiyete sahip çıkmanın- abartı da olsa- inceliğini vurgulayan bir gerçektir.
İşte o, ilahi tutku ile yapılan fedakârlığın aynı niyetle ışığının her yere ulaşması kalpleri ısıtıp yumuşatır, insana insan değeri vermenin, ayrım ve fark gözetmeden insanca bakmanın sevgiyle, saygıyla yoğrulmuş üstünlüğünü kazandırır. Nitekim ilahi buyrukta “ Allaha takvayla muamelede bulunanlara Allah hakkı batıldan ayırma, gerçekleri anlama ve fark etme özelliği verir” denilmektedir. Burada da içten ve samimi davranış aynı değerlere ulaşmak imkânını Allah’ın yardımıyla sağlar. Onun için kurban kesiminde de bu gerçekler istikametinde davranabilirsek çok şeyler kazanmış oluruz.
Bu gerçeklerden hareketle yüce yaratıcıdan, bütün maddi kaygıları ve gösteriş fikrini bizlerden uzaklaştırarak razı ve hoşnut olacağı iş ve hareketlerde bizlere başarılar nasip etmesini niyaz ederken, sıratı müstakimde sağlam durabilme, yürüyebilme özelliği versin. Kurban bayramını bütün inanan müminlerle birlikte, istediği ve beğendiği bayram olarak yapabilme şuur ve bilincini, sağlık, mutluluk ve huzur içinde versin. Hayırlı bayramlar dileyerek saygılar sunuyorum.
Hüseyin YEŞİL: Ehlibeyt Mektebi Din Adamları Dernek Başkanı ve Hacı Hüseyin Camii imamı



