Iğdırlı Prof. Dr. Gökhan Tunç, 'yapay zekâ' ile 'şiir' ilişkisini Habertürk'e anlattı..
İnsanlık tarihinde bugüne kadar yapılan en önemli 10 buluş arasında gösterilen yapay zekâ genelde edebiyatı, özelde ise şiiri nasıl etkileyecek? Bir diğer ifadeyle yapay zekâ ile şiir yazmak mümkün olacak mı, edebiyat eleştirmenlerinin uzun uzun kafa yorduğu şiirleri tahlil edebilecek mi? Konuyla ilgili kuşatıcı bir makale kaleme alan Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden Prof. Dr. Gökhan Tunç, Habertürk'e anlattı...
Nazım Hikmet 1923'te yazdığı "Makinalaşmak İstiyorum" şiirinde 'teknolojik gelişmeler'i estetize ediyordu.
Elbette teknolojinin baş döndürücü ilerlemesiyle hayatımızı çepeçevre kuşatmaya aday olan 'yapay zekâ'nın çok geçmeden edebiyata da el atması kaçınılmazdı. Yapay zekânın günümüzde düz metinler dışında öykü, şiir gibi edebi türlerde de başarılı örnekler ürettiği iddia ediliyor.
O halde çağımızın en önemli Britanyalı edebiyat eleştirmenlerinden biri olan Terry Eagleton'ın "Şiir en iyi halinde, insan bilincinin mükemmel biçimde incelikli bir ürünüdür” sözünü yapay zekâ ile şiir ilişkisinde nereye koyacağız? Peki Yahya Kemal Beyatlı'nın şiiri şiir yapan unsurlardan biri olarak tanımladığı 'derunî ahenk' ile 'yapay zekâ' nasıl bağlantılanacak? Dahası 'yapay zekâ' Ahmet Haşim'in 'hüzün', 'keder', 'yorgunluk' olarak dile getirdiği “melâl"e ne kadar âşina? Cemal Süreya'nın 1956’da kaleme aldığı “Folklor Şiire Düşman” yazısında iddia ettiği tehlike bugün 'yapay zekâ' için söylenebilir mi?
Bu ve diğer kafa karıştırıcı soruları Ağustos ayında yayımlanan "Yapay Zekâ Şiiri Öldürür mü? ChatGPT-4 Örneğinde Sanal Zekânın Şiir Yorumlamasının İmkânları ve Sınırlılıkları" başlıklı makalesinde ele alan Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden Prof. Dr. Gökhan Tunç'a sorduk.
Şimdi başlayabiliriz...
Çalışmanızda hayatın birçok farklı noktasında etkisini hissettiren yapay zekânın genelde edebiyata özelde ise şiir türüne etkilerini şiir yorumlama süreci merkezinde sorunsallaştırmaya çalıştınız. Neden böyle bir çalışma yaptınız ve karşınıza nasıl bir tablo çıktı?
Bildiğiniz gibi ChatGPT-4 çıktığında büyük bir ses getirmiş ve onun yapabildikleri mübalağalı bir şekilde dilden dile dolaşır olmuştu. Böylesi yüceltimlerin aksine yapay zekâya, ChatGPT-4 özelinde önyargılı bir yaklaşımı da gözlemliyorduk. İfade ettiğim iki zıt tavır karşısında, bir bilim insanının görevinin karşısına çıkan olguyu olumlu ve olumsuz yanlarıyla, imkânları ve sınırlılıklarıyla anlamaya çalışmak olduğunu düşündüğüm için bahsettiğiniz makaleyi kaleme aldım. Sizin de zikrettiğiniz gibi yapay zekâ, yazılım sektöründen tasarıma, eğitimden sanata kadar farklı alanları büyük ölçüde etkileme, dönüştürme potansiyeline sahip. Burada şiir dilini anlamlandırma açısından bir parantez açmamız gerekir. İnsan gibi düşünebilme özelliğine sahip olması tasarlanan yapay zekânın dilin sistemini kavrayabilmesi gerekir. Erik J. Larson, yapay zekânın özellikle başlangıçta doğal dili kavramakta neden zorlandığını, “sözcüklerin anlamlarının belirsizliği”, “bağlam bağımlılığı”, “gönderim”, “metafor” ve “anlambilim” gibi meselelerle açıklamıştı. Peki gündelik dili kavrama konusunda bile başlarda zorlanan yapay zekânın, dilin en ince, yoğun ve derinlikli kullanımı olan şiir dilini anlaması mümkün mü? Algoritmik bir yapıya sahip olan yapay zekânın, şiir gibi çağrışıma ve derin anlama sahip bir türe ilişkin kavrayışının eksik kalacağı düşünülebilir. Nitekim Microsoft’un CEO’su Satya Nadella’nın, erken bir versiyonunu test etmek için ChatGPT-4’ten Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’den bir şiir çevirmesini istediğini bilhassa akılda tutmak isterim. Nadella, ChatGPT-4’ün şiir çevirisinde şiirin egemenliğini koruduğunu şaşırarak aktarır. Kaleme aldığım makaledeki temel soru bu çerçevede ortaya çıktı. Bu bağlamda yapay zekânın (tabii ki konuşma boyunca yapay zekâ ile kastedilenin çoğunlukla ChatGPT-4 olduğunu vurgulamam gerekir) şiir yorumlamasının başarılı ve başarısız gördüğüm yönlerini nesnel bir şekilde değerlendirmeye çalıştım. Tabii ki Gérard de Nerval’den Ahmet Haşim’e kadar birçok şair şiir yorumlama edimine mesafeli yaklaşmışken bu işi yapay zekâya yaptırmak hâliyle daha da tartışmalı bir duruma dönüşüyor. Fakat bence yapay zekânın şiir yorumlayabilme yeteneğinin niteliği, onun dile hâkimiyetinin ve gelişmişliğinin de bir anlamda ölçütü olacaktır. Makale kapsamında yaptığım uygulamalarda yapay zekânın, birçok şiirde kullanılan metafor, imge ve alegorileri yorumlayabildiğini gördüm ki bu durum onun şiirde yüzeydeki anlamın ötesine nüfuz edebildiğini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte modern Türk edebiyatından herhangi bir şairin bir şiirini seçip yorumlamasını istediğimde yanıltıcı bilgiler verebildiğini gözlemledim. ChatGPT-4 örneğin Edip Canserver’e ait olmayan bir şiiri ona aitmiş gibi gösterebilmektedir. Diğer taraftan çalışmamdan, yapay zekânın çoğunlukla olgulardan yola çıkarak temellendirme ihtiyacı duymadan şiiri yorumladığı sonucu ortaya çıktı. Onun istenilmediği müddetçe farklı metinlerle ilişki kuramadığını, özgün yorumlarda ve keşiflerde bulunmakta eksik kaldığını gözlemledim. En büyük eksikliklerden biri de beklenilenin aksine şiirlerdeki metinlerarasılık unsurlarını tespitte başarılı olamamasıdır. Zira yapay zekânın en büyük mahareti, literatür taramasını kapsamlı yapmasıydı. Bununla birlikte yapay zekânın, doğru sorularla, doğru yönlendirmelerle şaşırtacak kadar başarılı yorumlarda bulunduğunu da bilhassa vurgulamak isterim. Elbette unutmamalıyız ki yapay zekâ şu anda emekleme evresinde ve birçok araştırmacının da ifade ettiği gibi baş döndürücü bir şekilde ilerlemeye devam ediyor. Şu anda şiir yorumlama ediminde, bir uzmanın derinliğinden ve keşif duygusundan çok uzakta olan yapay zekânın on yıl sonra bambaşka bir yerde olabileceğini düşünüyorum açıkçası.



