GAZZE’DEN GÜÇLÜ MESAJ: “TOPRAĞIMIZI TERK ETMEYECEĞİZ”
(Erdal Yalçın) El-Kuds Açık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim El-Şaer ile Deniz Feneri Derneği Gazze Sorumlusu Abdallah Miqdad, Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel’in eşliğinde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıda Gazze’de yaşanan insani dram, Filistin halkının topraklarına bağlılığı, Türkiye’nin bölgedeki insani yardım çalışmaları ve gelecekteki yeniden imar süreci ele alındı.
El-Kuds Açık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim El-Şaer ve Deniz Feneri Derneği Gazze Sorumlusu Abdallah Miqdad, Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel’in eşliğinde basın mensuplarıyla bir araya gelerek Gazze ve Filistin’de yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda gazetecilerin soruları yanıtlanırken, Filistin halkının yaşanan tüm zorluklara rağmen topraklarını terk etmeme konusundaki kararlılığı vurgulandı.
“KUDÜS BİR İLİM ŞEHRİDİR”
Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan El-Kuds Açık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim El-Şaer, Türkiye’de bulunmaktan ve gösterilen ilgiden duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Kudüs’ün yalnızca tarihi ve dini yönüyle değil, aynı zamanda bir ilim ve kültür şehri olduğunu ifade eden El-Şaer, Türkiye ile Filistin arasında tarih boyunca güçlü kültürel ve tarihi bağlar bulunduğuna dikkat çekti.
Türk milletinin Filistin halkı açısından özel bir yere sahip olduğunu belirten El-Şaer, Filistin’de yaşayan çocuklardan kadınlara kadar toplumun farklı kesimlerinin Türkiye’ye, Türk halkına ve Türkiye Cumhurbaşkanı’na büyük değer verdiğini ifade etti.
“FİLİSTİN HALKININ TOPRAKLARINI TERK ETMESİ SÖZ KONUSU DEĞİL”
Bir gazetecinin, “Hicret etmeyi düşünüyor musunuz?” sorusuna da yanıt veren El-Şaer, Filistin halkının topraklarını terk etme düşüncesinde olmadığını söyledi.
Filistinlilerin kendi topraklarında kalmak ve topraklarına sahip çıkmak konusunda kararlı olduğunu belirten El-Şaer, şu ifadeleri kullandı:
“Filistin halkının başka bir toprağı yok, gidebileceği başka bir yeri yok. Kesinlikle hicret etme gibi bir duruma, ne olursa olsun karşıyız.”
El-Şaer’in açıklaması, Filistin halkının yaşanan ağır şartlara rağmen topraklarında kalma iradesinin temel unsurlarından biri olarak öne çıktı.
“GAZZE’NİN DIŞINDA GİDEBİLECEĞİMİZ TEK YER CENNETTİR”
Deniz Feneri Derneği Gazze Sorumlusu Abdallah Miqdad da toplantıda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gazze’deki mevcut durum ile Mekke döneminde yaşanan hicret arasında doğrudan bir benzerlik kurulamayacağını belirten Miqdad, iki olayın koşullarının birbirinden farklı olduğunu söyledi.
Gazze halkının yaşadığı durumun bir inanç meselesinden ziyade, toprakların boşaltılmasına yönelik bir baskı olarak değerlendirildiğini belirten Miqdad, Gazze halkının kendi topraklarında kalmak istediğini vurguladı.
Miqdad, Gazze halkının tutumunu şu sözlerle aktardı:
“Gazze halkı diyor ki; bizim Gazze dışında gidebileceğimiz tek bir yer vardır, o da cennettir. Gazze’nin kanaati bu yöndedir. Gazze halkı kendi isteğiyle bu toprağa sahip çıkmak istiyor.”
“HER ŞEYE RAĞMEN TOPRAKLARINI TERK ETMEYECEKLER”
Toplantıda, Gazze halkının içinde bulunduğu ağır insani koşullara rağmen topraklarını terk etme yönündeki tekliflere karşı durduğu ifade edildi.
Çok sayıda insanın evlerini kaybettiği, önemli bir bölümünün çadırlarda yaşamını sürdürdüğü, gıda, eğitim ve temel ihtiyaçlara erişimde ciddi sıkıntılar yaşandığı belirtilirken, bütün bu şartlara rağmen Gazze halkının topraklarında kalma yönündeki iradesini koruduğu vurgulandı.
Gazze halkının evlerini, evlatlarını ve yakınlarını kaybettiği, ancak onurundan vazgeçmediği ifade edilerek, yaşanan kayıplara rağmen insanların topraklarını terk ederek bu onuru kaybetmek istemediği dile getirildi.
“TÜRKİYE, GAZZE’DE EN FAZLA İNSANİ YARDIM ULAŞTIRAN ÜLKE”
Toplantının dikkat çeken başlıklarından biri de Türkiye’nin Gazze’ye yönelik insani yardım çalışmaları oldu.
Filistin ve Gazze’deki kamplarda yapılan incelemelerde en fazla Türk bayrağının görüldüğü belirtilirken, Türkiye’nin ve Türk sivil toplum kuruluşlarının bölgedeki insani yardım faaliyetlerinde önemli bir rol üstlendiği ifade edildi.
Türkiye’den Gazze’ye yaklaşık 500 milyon dolara yakın insani destek ulaştırıldığı belirtilirken, bölgede en yoğun çalışma yürüten kuruluşların başında Türk sivil toplum kuruluşlarının geldiği kaydedildi.
Gazze’de Türk bayrağı taşıyan yardım çalışmalarının dahi güvenlik tehdidiyle karşı karşıya kaldığı, bu nedenle bazı yardım faaliyetlerinin Türk bayrağı kullanılmadan sürdürülmek zorunda kaldığı da toplantıda dile getirildi.
TÜRKİYE, GAZZE’DEKİ YETİMLERİN YANINDA
Türkiye’nin Gazze’deki çocuklara ve yetimlere yönelik desteğine de dikkat çekilen toplantıda, bölgede yaklaşık 67 bin yetimin bulunduğu ve Türkiye’nin bu çocuklara sahip çıktığı ifade edildi.
İstanbul’da gerçekleştirilen Filistin’e Destek Platformu toplantısında da Gazze’deki yetimlere yönelik destek çalışmalarının gündeme geldiği ve platform tarafından yetim çocukların tamamına ulaşılması yönünde çalışmalar yürütüldüğü belirtildi.
“KAPILAR AÇILIRSA TÜRKİYE GAZZE’NİN YENİDEN İMARINDA ÖNCÜ OLACAK”
Toplantının sonunda Gazze’nin geleceğine ilişkin değerlendirmeler de yapıldı.
Gazze’ye yönelik insani yardım çalışmalarının yanı sıra bölgenin yeniden inşası ve imarı konusunda da Türkiye’ye önemli bir rol düştüğü ifade edildi. Mevcut şartlarda Gazze’ye erişimin önündeki engellerin devam ettiği belirtilirken, bölgeye yönelik kapıların açılması halinde Türkiye’nin Gazze’nin yeniden inşası ve imarında önemli sorumluluk üstleneceğine inanıldığı dile getirildi.
Toplantıda, “Bütün engellere rağmen en çok çalışan Türkiye ve Türk sivil toplum kuruluşlarıdır” değerlendirmesi yapılırken, Gazze’nin yeniden ayağa kaldırılması sürecinde Türkiye’nin önemli bir aktör olacağı mesajı verildi.
Iğdır’da gerçekleştirilen basın buluşması, Filistin halkının topraklarına bağlılığı, Gazze’de yaşanan insani kriz ve Türkiye’nin bölgeye yönelik dayanışmasının kapsamlı şekilde ele alındığı önemli bir değerlendirme toplantısı olarak kayda geçti.



