Iğdır Üniversitesinde Yeni Eğitim Yılına “Terörsüz Türkiye” Vurgusuyla Başlandı

(Erdal Yalçın) Iğdır Üniversitesi 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılına, “Terörsüz Türkiye Süreci ve Sosyo-Ekonomik Yansımaları” başlıklı açılış dersiyle başladı. Şehit Bülent Yurtseven Kampüsü Merkezi Derslikler Konferans Salonunda gerçekleştirilen ilk derste, terörün Türkiye’ye sosyal, ekonomik ve toplumsal etkileri ile terörsüz bir Türkiye hedefinin önemi ele alındı.

Açılış dersini veren Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel, terörün yalnızca güvenlik sorunu olmadığını, toplumların sosyal yapısından ekonomisine, eğitiminden sağlığına kadar hayatın bütün alanlarını etkileyen çok boyutlu bir sorun olduğunu ifade etti.

Terörün nereden ve kimden geldiğinin önemli olmadığını belirten Gürel, terörün toplumların bütün katmanlarında derin yaralar açtığını söyledi. Terörün sosyal, ekonomik, fiziksel, psikolojik ve pedagojik boyutlarıyla büyük bir felaket olduğunu vurgulayan Gürel, toplumların her türlü terörden uzak kalmasının ortak ve temel bir hedef olması gerektiğini dile getirdi.

“Terör, kalkınmanın önündeki en büyük engellerden biri”

Terörün ekonomik sonuçlarına da dikkat çeken Rektör Gürel, terör ortamının yatırımları azalttığını, işsizliği artırdığını ve bölgesel ekonomiler üzerinde ağır tahribat oluşturduğunu belirtti. Gürel, güvenlik sorunlarının yaşandığı bölgelerde insanların yaşamlarını sürdürme konusunda kaygılar yaşadığını, doktor, öğretmen ve kamu görevlilerinin görev yapmak konusunda zorluklarla karşılaşabildiğini ifade etti.

Terörün eğitim ve sağlık hizmetlerini de olumsuz etkilediğini kaydeden Gürel, okul ve hastanelere erişimin aksamasının toplumun temel ihtiyaçlarını doğrudan etkilediğini söyledi. Bu durumun zamanla toplumsal kutuplaşmaya, güven kaybına ve kalıcı barışın inşasında güçlüklerin ortaya çıkmasına neden olduğunu belirtti.

Yaklaşık yarım asırdır terör sorununun Türkiye’ye güvenlikten ekonomiye, demokrasiden toplumsal hayata kadar çok geniş bir alanda ağır maliyetler yüklediğini ifade eden Gürel, yaşanan can kayıpları, ekonomik kayıplar, zorunlu göçler, yatırımlardaki azalma, işsizlik, eğitim ve sağlık hizmetlerinde yaşanan sorunların toplum üzerinde derin izler bıraktığını söyledi.

 Gürel, “Terörsüz Türkiye” sürecinin yalnızca güvenlik eksenli değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, sürecin barış, güvenlik ve kalkınmayı hedefleyen kapsamlı bir dönüşüm olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.

“Terör önce insanların birbirine bakışını zehirler”

Konuşmasında toplumsal barış ve birlikte yaşama kültürüne de geniş yer veren Gürel, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ve Mevlana’nın “Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir” sözlerini hatırlattı.

Terörün yalnızca fiziksel yıkıma neden olmadığını, toplum içerisindeki güven duygusunu da zedelediğini belirten Gürel, uzun yıllar boyunca insanların birbirlerine “biz” ve “onlar” şeklinde bakmasının toplumsal bütünlük açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu ifade etti.

Gürel, silahların susmasının tek başına yeterli olmayacağını belirterek, toplumsal barışın kalıcı hale gelmesi için insanların birbirine bakışının da değişmesi gerektiğini söyledi.

“Kimseyi ötekileştirmeyelim”

Yunus Emre’nin “Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım. Sevelim, sevilelim, dünya kimseye kalmaz” sözünü de hatırlatan Gürel, farklılıkların ayrışma nedeni değil, toplumsal zenginlik olarak görülmesi gerektiğini ifade etti.

Kürt edebiyatının önemli eserlerinden “Mem û Zîn”in yazarı Ahmed-i Hânî’nin Doğubayazıt’ta yaşamış olmasına ve türbesinin İshak Paşa Sarayı’nın karşısında bulunmasına da değinen Gürel, eserde iki aşığın arasına giren unsurun bir ordu değil, Beko’nun fitnesi olduğunu belirterek, toplumsal ayrışmanın ve fitnenin yıkıcı sonuçlarına dikkat çekti.

Nelson Mandela’nın insanın nefret etmeyi öğrenebildiği gibi sevmeyi de öğrenebileceğine ilişkin sözlerini de paylaşan Gürel, toplumsal barışın ancak karşılıklı anlayış, sevgi ve insan onuruna saygıyla güçlendirilebileceğini vurguladı.

Rektör Prof. Dr. Ekrem Gürel, konuşmasının sonunda toplumsal birlik ve hukuk vurgusu yaparak, “Kimseyi ötekileştirmeyelim. Hukukun üstünlüğüne ve insan onuruna sahip çıkalım. Farklı düşündüğümüz insanla tartışalım ama onu düşman bellemeyelim.” mesajını verdi.

Iğdır Üniversitesinde yeni eğitim-öğretim yılının ilk dersi, terörün neden olduğu toplumsal ve ekonomik tahribatın yanı sıra barış, güven, birlik ve birlikte yaşama kültürünün güçlendirilmesine yönelik mesajlarla tamamlandı.