HURAMAN MURADOVA: TÜRK DÜNYASININ SÖZÜ BAKÜ’DE BİRLEŞTİ
(Serdar Ünsal) Bakü’de, Atatürk Merkezi’nde, Türk Dünyası Kadın Şairler Birliği Başkanı Huraman Muradova’nın girişimiyle Türk dünyasının kadın şairlerinin buluşması gerçekleştirildi.
Türk dünyasının farklı coğrafyalarından Bakü’ye gelen kadın şairlerin yanı sıra Azerbaycan’ın önde gelen aydınlarının, bilim insanlarının, edebiyat ve kültür temsilcilerinin katıldığı buluşmada ortak edebî ve kültürel değerler, kadın şiirinin Türk dünyasının manevi birlikteliğindeki rolü ve halklar arasındaki edebî ilişkilerin geliştirilmesi konusunda görüş alışverişinde bulunuldu.
Etkinlik, akademisyen Nizami Caferov’un selamlama konuşmasıyla başladı. Buluşmaya ev sahipliği yapan akademisyen Nizami Caferov, katılımcıları selamlayarak Türk dünyasının edebî ve kültürel ilişkilerinin geliştirilmesinde bu tür buluşmaların önemini vurguladı.
Etkinliğe TÜRKSOY Genel Sekreteri, yazar Sultan Raev, Türk Edebiyatı Vakfı Başkanı Serhat Kabaklı, Azerbaycan’ın Halk Yazarı Çingiz Abdullayev, Türk Dünyası Bilim Kadınları Konseyi Başkanı Prof. Dr. Mahire Hüseynova, Türkolog bilim insanı Şeref Celilli, yazar ve gazeteci Varis Yolçuyev, Prof. Dr. Fuad Memmedov’un yanısıra bilim, edebiyat ve kültür dünyasının diğer temsilcileri katıldı.
Etkinliğin açılış konuşmasını Türk Dünyası Kadın Şairler Birliği Başkanı Huraman Muradova yaptı. Muradova, Türk dünyasının farklı coğrafyalarından gelen konukları selamladı.
Huraman Muradova konuşmasında şiirin sınır tanımayan, insanları ve halkları birbirine yakınlaştıran manevi bir güç olduğunu belirterek şöyle dedi:
“Şiir sınır tanımaz. Şiir pasaport istemez. Şiir bir yürekte doğar, binlerce yürekte kendisine vatan bulur. Bugün bizi kadim ve aziz Bakü’müzde bir araya getiren de işte budur: sözün gücü, şiirin nefesi ve gönüllerimizin birliği.”
Muradova, katılımcıları bir araya getiren unsurun yalnızca bir edebiyat etkinliği olmadığını; ortak kök, söz, şiir ve manevi bağ olduğunu ifade etti.
“Bizi burada birleştiren resmiyet değildir. Bizi birleştiren gönül bağımızdır, sözümüzdür, şiirimizdir, ortak kökümüz ve birbirimize duyduğumuz sevgidir.”
Türk dünyası kadın şairlerinin ilk büyük buluşması için Azerbaycan’ın seçilmesine de değinen Huraman Muradova, bu tercihin ülkenin zengin edebî ve kültürel mirası ile Türk dünyasıyla olan tarihî ve manevi bağlarından kaynaklandığını belirtti.
Etkinlikte Türkiye’den İnci Okumuş, Gonca Hatunoğlu Yılmaz, Sündüs Arslan Akça, Yüksel Kabaklı, Gülşah Kabaklı ve sanatçı İclal Akkaşlan; Özbekistan’dan Nargize Esedova; Kazakistan’dan Assel Ospan; Kırgızistan’dan Tolgonay Sarıyeva; Kuzey Kıbrıs’tan Feyzan Korur; Kuzey Makedonya’dan Leyla Şerif Emin; Başkurdistan’dan Tanzile Devletberdina; Tataristan’dan Şemsiye Cahangirova; Güney Azerbaycan’dan Şerife Caferi yer aldı.
Farklı ülke ve bölgeleri temsil eden kadın şairler konuşmalarında edebî yolculuklarından, Türk dünyasının ortak edebî ve kültürel mirasından, kadın şiirinin imkânlarından ve edebî ilişkilerin geliştirilmesinin öneminden söz ettiler; kendi şiirlerinden örnekler sundular.
Huraman Muradova konuşmasında Azerbaycan’ın zengin kadın edebiyatı geleneğine de dikkat çekti.
“Siz, Mehseti Gencevi’nin şiirsel nefesinin, efsanevi Nüşabe’nin yiğitliğinin, Heyran Hanım’ın söz dünyasının, Hurşidbanu Natevan’ın ince ve naif şiirlerinin, Azize Caferzade’nin zengin edebî mirasının yaşadığı bir vatana geldiniz.”
Huraman Muradova, Azerbaycan’ın bilim ve kültür tarihinde önemli izler bırakmış kadınların adlarını da özel bir saygıyla andı.
“Siz, insanların gözlerine nur kazandırmış, Azerbaycan oftalmoloji biliminin seçkin temsilcisi Zarife Aliyeva’nın; Doğu ve Arap edebiyatının seçkin araştırmacısı, Azerbaycan’ın ilk kadın şarkiyatçı bilim doktoru ve profesörü Aida İmanquliyeva’nın vatanına geldiniz.”
Muradova ayrıca genç yaşlardan itibaren yaratıcılığını vatana, halka, insana ve sevgiye adayan; şiirlerinde Azerbaycan sevgisini ve manevi değerleri yaşatan Leyla Aliyeva’nın adını da özel olarak vurguladı.
“Türk dünyasının kadın şairlerini karşılayan Azerbaycan; böylesine güçlü kadınların, büyük söz ve bilim insanlarının, kadim bir kültürün ve zengin bir manevi mirasın vatanıdır.”
Konuşmasında Azerbaycan’ın Türk dünyasıyla ilişkilerinin gelişmesine de değinen Huraman Muradova, ülkenin Türk dünyasıyla tarihî, kültürel ve manevi bağlarının daha da güçlendirilmesi yönünde gerçekleştirilen çalışmaların ortak değerlerin yaşatılmasına hizmet ettiğini söyledi.
Muradova, konuklara Azerbaycan’ın tarihî bir Zafer kazanmış ülke olduğunu hatırlatarak, halkın birlikteliği ve devletin gücüyle elde edilen başarıların ülkenin Türk dünyasındaki konumuna da yansıdığını ifade etti.
Huraman Muradova, Azerbaycan kadınının toplumsal ve kültürel hayattaki rolünden söz ederken, Mehriban Aliyeva’nın kültürün, millî-manevi değerlerin ve Azerbaycan gerçeklerinin uluslararası alanda tanıtılması yönündeki faaliyetlerini de özel olarak vurguladı.
Etkinliğin devletin desteğiyle gerçekleştirilmesini Türk dünyasının edebî ve kültürel birlikteliğine, ortak söze ve manevi bağlara verilen değerin bir göstergesi olarak değerlendiren Huraman Muradova, bu buluşmanın gelecekteki yaratıcı ve edebî ilişkiler için yeni imkânlar oluşturacağına inandığını belirtti.
“Bu, sadece bir edebiyat etkinliği değildir. Bu, aynı kökün dallarının yeniden birbirine sarılması, sözün sözle, şiirin şiirle, gönlün gönülle buluşmasıdır.”
Türk Dünyası Kadın Şairler Birliği Başkanı, kendisine gösterilen güvenin büyük bir sorumluluk olduğunu vurguladı.
“Beni Türk Dünyası Kadın Şairler Birliği Başkanı olmaya layık gördüğünüz, bana inandığınız ve güven duyduğunuz için, başta değerli Serhat Kabaklı olmak üzere Türk dünyasının bütün kadın şairlerine ve bu birliğe gönül veren herkese yürekten teşekkür ediyorum. Bu güven benim için yalnızca bir onur değil; Türk dünyasının kadın sözüne, edebiyatına, kültürüne ve manevi birliğine hizmet etme sorumluluğudur.”
Muradova, uzak yolları aşarak Azerbaycan’a gelen bütün kadın şairlere, etkinliğin katılımcılarına, aydınlara ve Azerbaycan’da Atatürk Merkezi’ne teşekkürlerini sundu.
Etkinliğin sonunda Huraman Muradova, Türk dünyasının kadınlarına ithaf ettiği şiirini seslendirdi.
Konuşmasını Türk dünyasının manevi birlikteliğine adadığı şu sözlerle tamamladı:
“Sözümüz birliğimiz olsun! Kalemimiz köprümüz olsun! Şiirimiz yürekten yüreğe uzanan ebedî gönül bağımız olsun!”
Huraman Muradova, bu buluşmayla Bakü’nün bir kez daha sözün ve şiirin sınırları aşan gücünü ortaya koyduğunu belirterek şöyle dedi:
“Şiir sınır tanımaz.
Şiir pasaport istemez.
Şiir bir yürekte doğar, binlerce yürekte kendisine vatan bulur.
O gün o vatan Azerbaycan, o adres Bakü, o büyük manevi güç ise Türk dünyasının birliğiydi.”
Buluşma, Türk dünyasının kadın şairleri arasındaki edebî ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi, ortak edebî mirasın tanıtılması ve halklar arasındaki manevi bağların daha da güçlendirilmesine yönelik görüş ve deneyim paylaşımıyla devam etti.



