“Her Kare Bir İlmek”: Anadolu’nun Sessiz Hafızası Iğdır’da Yeniden Hayat Buldu

(Erdal Yalçın) Iğdır Üniversitesi Karaağaç Kampüsü fuaye alanında düzenlenen “Her Kare Bir İlmek” sergisi, yalnızca sanatseverleri bir araya getiren kültürel bir etkinlik değil; aynı zamanda Anadolu’nun köklü hafızasını geleceğe taşıyan anlamlı bir kültür yolculuğuna dönüştü. Geleneksel Türk Sanatları Bölümü tarafından hazırlanan sergide, Anadolu kilim motiflerinden ilham alınarak oluşturulan özgün tasarım ve çizimler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.

Kadim medeniyetlerin izlerini taşıyan, geçmişten günümüze anlamını koruyan motifler; kâğıt üzerindeki ince çizgilerle yeniden hayat bulurken, her bir çalışmada sabrın, emeğin ve kültürel bağlılığın izleri dikkat çekti. Sergide yer alan eserler, yalnızca estetik yönleriyle değil; taşıdıkları derin anlamlarla da ziyaretçileri etkiledi. Fuaye alanını gezen davetlilerin eserler karşısındaki hayranlığı ve uzun süre detayları incelemesi, etkinliğin gördüğü yoğun ilgiyi ortaya koydu.

Serginin açılışı, Vali Taşolar’ın eşi Didem Taşolar ile Prof. Dr. Ekrem Gürel’in katılımıyla gerçekleştirildi. Açılışta yapılan değerlendirmelerde, geleneksel sanatların korunmasının kültürel mirasın sürdürülebilirliği açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi.

13 katılımcının eserlerinin yer aldığı etkinliğin küratörlüğünü Öğr. Gör. Rabia Karta üstlendi. Sergi boyunca ziyaretçilere motiflerin taşıdığı sembolik anlamlar anlatılırken, özellikle “sabır” ve “özveri” kavramları ön plana çıktı. Çünkü sergide yer alan her desen, yalnızca bir çizim değil; aylar süren emeğin, ince işçiliğin ve kültürel bağlılığın somut bir yansıması olarak değerlendirildi.

Katılımcılar, serginin temel amaçları arasında halı ve kilim sanatında desen oluşum sürecinin tanıtımının yer aldığını ifade etti. Kâğıt üzerinde milimetrik hesaplarla hazırlanan her bir noktanın, halı üzerinde bir ilmeğe karşılık geldiğine dikkat çekilirken; bu sanatın ardındaki görünmeyen emeğin fark edilmesinin hedeflendiği belirtildi.

Üç ay ile altı ay arasında değişen tasarım sürecinde, motiflerin büyük bir dikkatle kâğıda işlendiği; ardından sabırla gerçekleştirilen boyama aşamasıyla eserlerin tablo niteliği kazandığı aktarıldı. Çizimden renklendirmeye, oradan da halıya dönüşen süreçte her bir ilmek adeta geçmişin hikâyesini bugüne taşıyor.

Sergide kullanılan motiflerin, Anadolu Selçuklu Devleti döneminden günümüze ulaşan geleneksel desenlerden oluşması ise etkinliğe ayrı bir anlam kattı. Katılımcılar, geleneksel motiflerin yanı sıra modern halı çizimlerinin de yapıldığını belirtti.

Program sonunda Prof. Dr. Ekrem Gürel tarafından katılımcılara teşekkür belgeleri takdim edildi. Belge sunumunun ardından sergi ziyaretçilerini ağırlamaya devam ederken, ortaya konulan eserler yalnızca bir sanat çalışması değil; Anadolu’nun sabırla dokunan kültürel hafızasının sessiz ama güçlü anlatıcısı olarak değerlendirildi.