ÇÖP SADECE SOKAKTA DEĞİL, ZİHİNLERDE DE BİRİKİYOR
(Erdal Yalçın) Iğdır’da çevre alarmı: Bir zamanların “Yeşil Iğdır”ı, şimdi duyarsızlık ve kirlilikle mücadele ediyor.
Bir şehrin geleceği, yalnızca yapılan binalarla değil; korunan doğası, temiz tutulan sokakları ve sahip çıkılan yaşam alanlarıyla şekillenir. Bir zamanlar “Yeşil Iğdır” olarak anılan Iğdır’da bugün ise yükselen betonlaşma, artan çevre kirliliği ve toplumsal duyarsızlık, şehrin geleceğine dair ciddi kaygıları da beraberinde getiriyor. Bu kaygıya dikkat çekmek isteyen Iğdır Temiz Doğa Platformu, “Temiz Şehir Yürüyüşü ve Temizlik Etkinliği” düzenleyerek hem çevre kirliliğine hem de toplumsal bilinç eksikliğine güçlü bir mesaj verdi.
Şehir merkezi Atatürk Caddesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte kadın, erkek, çocuk demeden onlarca gönüllü ellerine çöp poşetlerini alarak cadde ve sokaklarda temizlik yaptı. Yürüyüş boyunca verilen en güçlü mesaj ise; “Doğamıza, şehrimize ve geleceğimize sahip çıkalım” çağrısı oldu.
Platform gönüllüleri tarafından gerçekleştirilen etkinlikte yalnızca yere atılan çöpler toplanmadı; aynı zamanda toplumun çevre duyarlılığı konusunda yeniden düşünmesi gerektiği de gözler önüne serildi. Akademisyenden öğretmene, yöneticiden ev hanımına, çocuklardan farklı meslek gruplarına kadar geniş bir katılımın sağlandığı etkinlikte, şehrin aydın insanları sokaklarda çöp toplayarak örnek bir farkındalık hareketine imza attı.
Ancak etkinlik sırasında yaşanan bazı diyaloglar, çevre sorunundan daha büyük bir problemin aslında toplumsal bilinç eksikliği olduğunu ortaya koydu. Gönüllüleri alkışlayan ve destek veren vatandaşların yanı sıra; “Dün gelseydiniz bizim çöpleri de alırdınız” şeklindeki söylemler, fiziksel kirlilik kadar zihinlerde oluşan duyarsızlığın da temizlenmesi gerektiğini adeta gözler önüne serdi. Toplum adına kanaat önderliği yapan insanların yerlere eğilip çöp toplaması, çevre temizliğinin yalnızca belediyelerin değil, bireyin de sorumluluğu olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Etkinliğe katılan minik gönüllüler ise çevreye gelişigüzel çöp atanlara tepki göstererek, “Cadde ve sokaklarımıza, Iğdır’ımıza sahip çıkalım” çağrısında bulundu. Köylerden gelen gönüllüler de kendi köylerinde çevre temizliği konusunda daha duyarlı bir yaşam kültürü bulunduğunu belirterek, “Iğdır’ın da tertemiz bir doğaya sahip olması için buradayız” mesajı verdi.
Platform sözcüsü Serdar Gündoğdu yaptığı açıklamada, Iğdır’ın yıllar önce “Yeşil Iğdır” kimliğiyle anıldığını hatırlatarak bugün gelinen noktada çevre kirliliğinin insan ve canlı sağlığını tehdit eden boyutlara ulaştığını söyledi. Gündoğdu, çevre temizliğinin siyaset üstü bir mesele olduğunu vurgulayarak, temiz bir şehir için önce kirletmeme kültürünün yerleşmesi gerektiğini ifade etti.
Etkinlik boyunca en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise sokaklardaki sigara izmaritleri oldu. Platform üyeleri, yere atılan küçük bir izmaritin ya da gelişigüzel bırakılan bir pet şişenin bile doğa için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Yapılan açıklamalarda, çevre kirliliğinin yalnızca estetik bir sorun olmadığı; insan sağlığını, canlı yaşamını ve gelecek nesillerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen hayati bir mesele olduğu vurgulandı.
Iğdır Temiz Doğa Platformu’nun gerçekleştirdiği bu anlamlı yürüyüş, aslında bir temizlik etkinliğinden çok daha fazlasıydı. Bu yürüyüş; bir şehrin vicdanına yapılan çağrı, kaybedilmeye yüz tutmuş çevre bilincine karşı yükselen toplumsal bir itiraz ve gelecek nesillere bırakılacak yaşamın nasıl şekilleneceğine dair güçlü bir uyarı niteliği taşıdı. Çünkü temiz bir şehir, yalnızca süpürülen sokaklarla değil; kirletmemeyi öğrenmiş bir toplumla mümkün olabilir.




